Devlet Nedir?
Komutan yeni gelen acemi birligindeki Kürt
bir askere sorar "evladim soyle bakalim devlet nedir?" Asker
"bilmiyorum komutanim der" komutan kizar ve "nasil bilmezsin
"der ve Turk bir askera doner ve sorar "oglum Hasan soyle
bakalim bu arkadasina devlet neymis." hasanda der "tamam
komutanim" ve kurt askere doner ve "devlet bizim anamiz,
bacimiz,babamiz. devlet bizim herseyimizdir "der. Komutan tekrar
Kürt askere doner ve "ogrendinmi devlet
neymis ,hadi bir de sen soyle devlet neymis bakalim?" Kurt asker
soyle der "Komutanim devlet hesonun anasi,bacisi,babasi devlet
hasonun herseyidir. "demis. |
Turk Imami
Bilindigi gibi 1992 lerde Kurdistanda sicak savas ortaminda
Diyanetin Kurdistana Gönderdigi imamlar var, bunlardan birisi
Mardin´in bir köyündeydi cuma günü imam yine Awazlarini veriyor,
diyorki : Türkce bilmeyen her insan kafirdir, Bizim ordan bir
Xalo kalkar sorar yaw dai biz cet pet bilirk peki HZ. Muhammedin
hali olacak, imam kizarir o zaten Türk´tü der. |
|
Yardim Yataklik
Birgün üc kisi bir köyde
yakalanirlar gerillalar yasli amcaya sakin bize yardim ettiyini
söyleme.. mahkemeye cikarlar.. hakim gerillara sorar bu adma
size yardim ettimi.. Gerilla hayir der.. yasli Adam hemen ayaga
kalkar gözünüze dizinize dursun azmi ekmeyimi yediniz der.. :-) |
Taaruz
Askerde bir komutan askerlere tauruz ve saldiri seklinde savas
taktiklerini ogretir o sirada sorar askerlere tauruz nedir hic
turkce bilmeyen yasli bir amcada askere gec gelmis parmagini
kaldiriyor komutanin tarhoz ayni hiyar gibidir hiyar yesil
tahroz da beyaz dir der |
Muz Hasretİ
Bilindik üzere Adana ve cevresi Muz Bölgesidir.. Birgün bir
eylem birligi komitesinin Adana da bir evde eylem karari almak
icin bir araya gelirler.. Bulunduklari evde birde Kürdistan
haritasi varmis, haritada cagrafi olarak Adana Mersin, Antep
gibi illerde Kurdistan sinirlari icinde gösterilmis o anda eve
baskin düzenleyen polis Haritayi ele gecirir ve polislerden biri
merakla bir soru sorar: Hersey bir kenara bu Adana, Mersin´nin,
ne isi var Kûrdistan cagrafyasinda ve iclerinden biri söyle
cevap veriri: Memur Beg ma Muzda Yemiyax |
|
Ben Sana Esek
Degil At Getir Dedim
Dönemin korgenerallerinden
tahsin sahinkaya köskte toplantidan ciktiktan sonra kizilay
meydaninda yürürken bir ses duymus:
- ssst tahsin tahsin

tahsin bakmis etrafta kimseler yok. yeniden ayni sesi duymus
- sst sst tahsin
tahsin bakmis ne görsün atatürk heykeli konusuyor
- tahsin yarin bana bir at getir ben bu memleketten kacacam
kimse ilkelerimi uygulamıyor
tahsin cok sasirmis kosarak kenan evrenin yanina gitmis
- pasam pasam atatürk heykeli konustu ve bana at getir burdan
kacacam dedi.
kenan evren
- telaslanma tahsin yarin ayni saatte beraber gider bakariz
demis
ertesi aksam ikisi beraber giderken yeniden ayni sesi duymuslar
- sst tahsin ben sana esek degil at getir dedim |
Bİzİmkİler
Dersimde gerillalar bir köyde yaslı amcanın evine gidiyorlar
amca kızını çatıya çıkarıyor birileri geldiğinde çatıdan
ayaklarını vur diye kız bakıyor aşağıdan ikitane askeri araç
geliy kız ayaklarını çatıdan vurunca amca dışarı çıkıyor komutan
amcaya kim var evde diye soruyor amca evde bizimkiler var çay
içiyorlar diyor komutan sizinkiler kim diyiyor amca bizim
çocuklar diyor ve askerler aniden içeri girince çatışıyorlar ve
4 asker ölüyor gerillalarda kayıp vermeden çekiliyorlar ve
askerler amcayı tutukluyor amca mahkemeye çıktığıdnda hakim
anlat bakim diyor amca''valla hakimbey içerde bizimkilerlen çay
içerken sizinkiler geldi bana kimvar dediler bende bizimkiler
var çay içiyorlar rahatsız etmeyin dedim sizinkiler dinlemedi
içeri girdi bizimkilerde vurdi" bu yasanmış biranıdır.
|
Asker Kaçağı Ape Hesen
Ape hesen asker kaçağıdır.ve çobanlık yapıyor.bir gun bulunduğu
alana askerler gelir.Ape Hesen yanında çalışan diğer çobana
derki;
-ben saklanıyorum.eğer askerler gelirse ben gurmedim dersin.
(bu arada her ikiside turkçe bilmiyor)
çoban "tamam " der.
Ve Ape hesen gidip orda bulunan kamışın arkasına saklanır.
bir sure sonra komiser çobana doğru gelirken (çobana
yetişmeden)gur bir sesle seslenir
-nereye gitmiş.
-çu paş qamiş(kamışın arkasına gitti)
-ne dedin
ape hesen rabe tu ditın(kalk seni görduler)
ape hesen çaresiz kalkar. |
Asıl Patnoslu
Arkadaslar size gercekten patnosli olayini anlatacagim .. Adamin
biri araba sürüyor yolda biri yürüyormus kornaya basiyor ve
diyor ciksana yoldan.. patnosluda diyor farz et ben bir agacim
solla git.. söförde Patnoslunun üzerine sürüyor.. yahu ne
yapiyorsun .. söförde diyor farz et bende agaci görmedim.. |
Yediremedik
Köylerde kimileri TİKKOculara, kimileri de PKKlilere yardım
yataklık etmeye başlayınca işler karışır. Bir köy askerlerce
basılır ve köylüler meydanda toplanır. Komutan köylülere,
TİKKOcular bu tarafa, PKKlılar bu tarafa ayrılsın komutunu
verir.
Bizimkiler de kuzu kuzu ayrılıp iki sıraya geçerler.
Tabi, uygulamada bir değişiklik olmaz.
Hepsi aynı oranda nasibini alır.
Köylülere sorulduğunda, Niye öyle yaptınız diye,
Yaw, komutan can damarımızdan girdi. Kendimize yediremedik
yanıtını verirler |
Misir ve baklagiller yassah!
Malumunuz, gerillalar saklanmasin diye bir dönem ormanlar hizla
'kaybolmaya' basladi. Erozyon gibi yani. Her sey kutlu bir
tabiat olayi seklinde cereyan etti. Yani o ormanlar ne oldu, o
agaçlar nere gitti kimse bilmiyor! Takdir-i Ilahi... Iste o
dönemlerde, 27 Nisan 1994 günü Tatvan'da belediye
hoparlörlerinden ilginç bir anons yapilir. Anonsa göre, Tatvan
Emniyet Müdürlügü, ilçede misir ve bakla gibi erken yeseren bol
yaprakli ürünlerin ekimini yasaklamistir. Nedeni ise, "Terör
örgütü militanlari bol yaprakli sebzelerin bulundugu bahçelerde
saklanarak bize saldiriyor" seklinde açiklanir.
Anons bu, o sarada önemli bir mesgalesi olan duymaz, ses köylere
ve uzak mahallelere ulasmaz diye önlemler de alinir ve polisler
merkeze bagli köylere giderek bizzat sözlü tebligatta bulunur.
|
|
Patos yasak
Temmuz 1997. Eruh'a bagli tüm
köylere Eruh Jandarma Komutanligi tarafindan bir karar teblig
edilir. Komutanlik, 'daga gitmesin' diye bugdaylarin patosa
verilmesini yasaklar. Iki ay boyunca bugdaylarini bekleten
köylüler, sonunda dayanamayarak Eruh'a gider ve Kaymakamlik ile
Jandarma Komutanligi arasindaki bir noktada oturma eylemi yapar.
Kaymakam Semsettin Elkaya'nin araya girmesiyle 'anlasma'
saglanir. Anlasmaya göre, köylüler ancak asker denetiminde
bugdaylarini patosa verebileceklerdir. Ayni gün, Eruh'taki
Eglence Jandarma Komutanligi'nin sürekli kendilerini durdurarak
beklettigini söyleyen köylerin minibüs soförleri de oturma
eylemi yapar. Fakat soförler, köylüler kadar 'sansli' degildir.
Çünkü Jandarma Komutanligi, "akillari baslarina gelsin" diye
soförlerin bir gün süreyle köylerine gitmelerini yasaklar.
|
Silahsiz nöbet
Eylül 1997. Varto'nun Alabalik, Gölyayla, Güzeldere, Onpinar,
Kartaldere, Güzelkent ve Kasiman köylüleri koruculuk sistemini
kabul etmez. Fakat bu reddedis üzerine asabi bozulan Jandarma
Komutanligi, köylülere bir uygulama getirir. Uygulamaya göre
köylüler silahsiz nöbet tutmak zorundadir. Muhtarlar, "Komutan,
'Gece köyü bekleyecek, biri gelirse bize haber vereceksiniz'
dedi. Askerler her gece köye gelip nöbet tutup tutmadigimizi
kontrol ediyor. Silahimiz yok ama mecburen tutuyoruz"
beyanatlarinda bulunur basin mensuplarina. |
Bul karayi al parayi!
Eylül 1991.
Köylere, nahiyelere, beldelere, yani akliniza gelecek her yere,
cami yapilircasina karakollarin yapildigi dönemdir. Karakol bu
ya, çimento ister, kum ister, biriket ister...
Urfa'nin Yukari Göklü beldesinde de böyle bir karakol
yapilacaktir. Askeri yetkililer, insaatta kullanilacak
malzemelerin temini için köylülerden yardim ister. Köylülerde
yardim edecek hal yoktur. Demokratik haklarini kullanir,
reddederler. Ama askeriyenin intikami aci olur. "Eh sen elime
düsersin" misali pusuya yatan askerlerin bekledigi gün
gecikmeden gelir. Köylülerin, köy disindaki baglarina ve fistik
bahçelerine gitmelerinin zamani gelmistir. Jandarma Komutanligi
uyarisini yapar: "Bir torba çimento getiren, bahçesine gider." |
|
Yarı
PKK yarı TİKKO
Askerler, kirsala yönelik
operasyona cikar. Operasyona giden yolun uzerinde bir de mezra
vardir.Besgen sapkali, salvarli, beyaz biyikli amca da o sirada
yolda ilerlemektedir. Askerler durup, yasli amcadan bir nevi
istihbarat almak ister. Ilk kelimenin ardindan beklenen soru
gelir:" Sizin Köye teröristler geliyormu? "
Amca cok düsünmeden, özetle yanitlar: "Yok vvalla ne teroristi.
Bizim köy topu topu 15 hanedir. Bunlarin da 10 hanesi PKK, 5
hanesi de TIKKO´cudur...." |
|
Yatak vermemişem
Köylünün biri gözaltina alinir
yine yardim yatakliktan. Fakat olayin hangi köyde ne zaman
gectigini sormayin. Cünkü her yerde anlatilan bu hikayenin
gercek kahramanina henüz ulasmis degiliz, calismalar sürüyor.
Mahkeme heyeti, kahramanimizin yüzüne iddanameyi okumaktadir,
"Sen teroristlere yardim yataklik etmissin" diye. Fukara
köylümüzün yaniti kisa ve öz olur: " Efendim, dogru, yardim
ettim. Ama yatak vermemisem, iftiradir..." |
Hazirlanin tören var
Koruculasmanin 'moda' haline geldigi, daha dogrusu "tek tip
giysi uygulamasi"nin kreasyonlari etkisi altina aldigi günlerde
yasananlarin birçogu trajikti sadece. Trajikomikleri bulmak ve
her seye ragmen dudagin kenarina bir tebessüm kondurmak bir
miktar arsizligi getiriyor beraberinde.
18 Eylül 1999. Eruh'un Basixre (Yelken) köyüne Baggöze Jandarma
Taburu'na bagli askerlerce baskin düzenlenir. Köylüleri meydanda
toplayan tabur komutani, "Korucu olmaktan baska sansiniz yok.
Hepinizi korucu yapacagiz. Itiraz eden varsa onunla da
hesaplasacagiz" der. Iddia bu! Biz köylülerin yalancisiyiz.
10 köylü kisa bir tereddütten sonra yürekli çikar ve "Kabul
etmiyoruz" der. Fakat komutan, köylülerin eline silahi
tutusturup konusmasini söyle sürdürür: "Artik siz korucusunuz.
Itiraz yok. Hazirliginizi yapin, yarin gelip korucu olmanizi
kutlayacagiz."
Askerler köyden ayrilir. Köylüler kara kara düsünürken,
askeriyede de bir nevi Noel hazirligi baslar. Ertesi gün, yine
Eruh'a bagli Girdara, Girehiseyni, Kuse, Basne, Xalidiye,
Gavesil, Kerkuje, Germike ve Gundesex köylerine sabah
saatlerinde giden askerler, "Hazirlanin, törene gidiyoruz" diye
topladigi köylüleri kamyonlara doldurur, dogruca Basixre
(Yelken) köyüne götürür. Siirt Valisi Osman Acar ile Siirt
Jandarma Tugay Komutani Mustafa Çelik'in de katildigi törene
getirilen köylüler, çaresizce tek sira halinde dizilirken,
komutan, "Bakin, Yelken köylüleri ne güzel kabul etti
koruculugu. Onlari örnek alin" der. |
Vatandaş
Cepte kuris kalmadi, durumlar vahim.
Coluk cocuk as bekliyor, bom bos ellerim.
Vekiller maaslari pesin alip tatile gittiler.
Simdi secim zamani kapimi calacaklar,
Ama ben artik akillandim.
Kulagimin arkasini bile kapatim.
2004 geliyor yine beklerim.
Bosuna oy istemeyin "zoooor" veririm. |
kaynak: emkine.dk |