Bu topraklardan birde AHMAT KAYA geçti….
AHMAT KAYA şarkıları belli bir sessizlikten sonra yine ,gündemde Türkiyenin popüler şarkıcıları tarafından yine yorumlanıyor.
Selda-- Beni bul
Suavi--Öşür ölüm bile
Kardeş Türküler—Mavinin Türküsü
Agire Jiyan—Başım Belada
Ve daha bir çokları yorumluyor…
10 Şubat 1999 ´da Magazin Gazetecileri Derneğinin gecesinde olanları tekrar hatırlayalım.
Ödülünü almak için sahneye çıktığında”Kürtçe söylemek
istiyorum” dediği için , ödülünü İNSAN HAKLARI DERNEĞİ, CUMARTESİ
ANNELERİ ve TÜRKİYE HALKINA adadığı için ,onu ölüme götürecek linç
başlatılmıştı…
O gün orda bulunanlar,çatal-bıçakları atanlar,biranda koroyu
oluşturanlar,Kürtlere karşı Türklerin kılıcını kuşananlar,bölünmekten
çıldırırcasına korkanlar,bu sonu ölümle sonuçlanan lincin birinci elden
sorumlularıydılar.
O gece orda olup tüm bu olaylara sessiz kalanlarda vardı.Ve
yine o geceyi televizyon ve gazetelerden izleyenlerde vardı.Ama bu
sessizlik bunlara yakışmıyordu.
Ahmet Kaya ,ödülünü almak için sahneye çıktığında,
” Ben bu ödülü yalnızca kendi adıma değil,bu ödülü İnsan
Hakları Derneği,bu ödülü Cumartesi Anneleri ,bu ödülü magazine emek
veren tüm insanlar ve Türkiye halkı adına alıyorum.Bu misyonu kim bana
yükledi diye sormasınlar,bana bu misyonu tarih yükledi.”
Konuşması bittiğinde yuhamalar başladı ve tansiyonlar
yükselmişti.Küfür ve hakaretler çoğalmaya başladı.Tepkiler artınca,Kaya
sertleşti ve,
“Bu ülkede Kürtler var ve tepenize vura vura kabul ettireceğim size bunu.”
dedi.
O gece orda olmayıp da olayı televizyondan izleyenler için
görüntülerde değişiklik yapılmış ,montajda küfürler ve el-kol
hareketleri kesilmiş,Ahmet Kaya´ nın sert ve öfkeli sözleri bir başına
bırakılmıştı.
Montajlara bakılırsa,Kaya o gece sahneye çıkıp,aklına geleni
söylemişti.İzleyicinin kafasında, Kaya ´nın Kürt ve Kürtçülük
propagandası yaptığı izlenimi başladı ve faşitler tarafından halende
öyle biliniyor.
Küfür edenler o gecede belliydi ve bunlar maalesef montajda
silinmişti.Reha Muhtar,Ebru Gündeş,Muazzez Ersoy,Ayna Grubundan Cemil
,v.d. görüntülerde yoktu.
Adeta savaş ortamı yaratmış ve savaşı kazanan taraf olarakta
halkı ve izleyenleri provakasyona getirmiş,insanların milli duygularını
kabartmak ve düşmanca tohumlar atanlar bu nidalarını , 10.yıl marşını
söyleyerek perçinleştirmişlerdi.
Rantçı oldukları için bu durumu iyi değerlendirip ,ilerde bu
yaptıklarının kendilerine kredi, statü,alkiş ve kariyer olarak
geleceğini biliyorlardı.
Serdar Ortaç anında şarkısının sözlerini değiştirmişti.”Bu
devirde kimse sultan değil,padişah değil” sözlerini”Atatürk yolunda tüm
Türkiye” olarak değiştirmişti.
Gecede Kürt şarkıcıları ,oyuncuları ,müzik-sinema-paparazilerden tanıdığımız kürtlerdi vardi.Bunlarda sesizdi...
10.yıl marşı için sahneye ilk koşanlardan biri ,Mahsun
Kırmızıgül ´dü.Daha sonraki yıllarda ise,kürt düzilerinde puşuyi
kafasına sarıp filmlerde oynamış ve klipler çekmişti.
Kadir İnanır vardı,Edip Akbayram vardı.Oysaki bunlar bizlere hep delikanlı ve sosyalist diye sunulmuştu!
Bu olayı orda olmayıpta eksik-doğru duyanlarda oldu.Onlarda suskundu.
Bu sessizlik bunlarada diğerlerinede YAKIŞMIYORDU.
Kendi çıkarlarını ,gerçek sanatçı duruşu ile değişmişlerdi ama
bu halk olanları gördü-duydu,gerçekler saklansada bunlar zamanla
günyüzüne çıktı.Halk sanatta kimlerin ne kadar samimi ve ciddi olduğunu
,kimlerin rant-çıkar peşinde olduğunu bu olayda iyice anlamış oldu.
Ahmet-Gülten Kaya ikilisine,hakaret,küfür ve çatal-bıçakların
savrulduğu ve atıldığı yerde korkakların sessizliği hakimdi.İkiliyi
koruyanlar garsonlar ve MEHMET ASLANTUĞ ´du,onlar kendilerini ,bu pis
lince siper ettiler.
Sessizlik hep sürdü…Bir elin parmaklarını dolduramayacak kadar az dostundan hariç ,Ahmet”i kimse aramadı…
Kendisini ölüme götürecek linç girişimi büyüyerek devam etti…
Hürriyet gazetesi,14 Şubat 1999 günkü haberinde, Ahmet Kaya´
nın 1993te ,bir elinde sazı,bir elinde zafer işareti yaparken çekilmiş
bir fotoğrafı yayımlandı.Fotoğrafın arka fonunda ise, Kürdistan
haritası üzerinde Abdullah Öcalan ın fotoğrafı vardı.
DGM olaya el atmıştı artık.
Kaya kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti.Ve
fotoğrafın fotomontaj olduğunu söyledi bunuda ispat etti.Kaya ,Berlin
de 1993 ´te değil,1994 konser vermişti.Konseri düzenleyen ise,Alevi
Esnaflar Cemiyetiydi. Bu cemiyetin örgütle uzaktan yakından alakası
yoktu.
Cemiyette açıklama yapıp,pankartta o gün sadece önderleri
Seyit Rıza´ nın fotoğrafı olduğunu açıkladı ve Kayanın dediklerini
tastiklemiş oldu.
Fotoğrafın fotomontaj olduğu ortaya çıkmasına rağmen,mahkeme
Kaya´yı tutukladı ama avukatlarının girişimi ile cezaevi kapısında
salıverildi.Ama davası devam ediyordu.
Hürriyet gazetesi daha sonra bir video kasetindende
bahsetti.Kasette farklı zaman ve ortamlarda Kaya´ nın çıktığı konserler
vardı ama onların hiç birindede harita ve benzeri gibi görüntüler
yoktu.Fakat mahkeme Kaya´yi ,yinede fotoğrafa dayanarak üç yıl dokuz ay
hapse mahkum etti.
Kaya, önceden sözleşme yaptığı bir avrupa turnesi için avrupaya gitti.Ve bir dahada dönmedi...
Parise yerleşmişti ve gelişmeleri izliyordu.Yaşadığı bu kente
ve nesnelere alışmamak ve elinden geldiğince ilişkilerini en aza
indirmiş ve bekliyordu.
Türkiyeye gidip gelenlere “İSTANBUL´U BENİM İÇİN ÖPÜN” diyordu...
16 Kasım 2000´de kalbi bu bekleyişe ve sahipsizliğe dayanamadı ve aramızdan..........................
Şimdi köy-kasaba ve şehirlerin üzerinde,üzerimize gelen Ahmet Kaya şarkılarının arkasında bu linç ve öldürme hikayesi yatıyor.
Peki tarihin bizlere yüklediği misyonu bizler yeterince yerine getirebiliyormuyuz……
Evet Ahmet Kaya,bir kürt olarak bir sanatçı olarak gerçektende
bu misyonu anlamış ve gereğinide korkmadan GERÇEKCİ BİR SANATÇI DURUŞU
ile herkese kanıtlamıştı.
Bu büyük sanatçının anısı önünde saygı ile eğiliyorum.
PS: Bu yaziyi yazarken Ferzende KAYA´nin , Anka Yayinlari tarafindan yayimlanan´´ BAŞIM BELADA´´adlı kitaptan yararlandim.
Bu yazı toplam 488 defa okundu.